29/8/2007

Tord Gustavsen Trio

Tord Gustavsen Trio

 

Tarih : 03 Eylül Pazartesi, 21:00 - 04 Eylül Salı, 21:00 
Yer     :  garajistanbul

 

 

 

ÜNLÜ CAZ PİYANİSTİ TORD GUSTAVSEN garajistanbul'da SAHNE ALIYOR

 

Dünyanın en prestijli firmalarından ECM'in Türkiye temsilcisi A.K. Müzik ve Türkiye'nin çağdaş gösteri sanatları mekanı garajistanbul 2007 - 2008 sezonunda "ECM Konserde başlığıyla bir dizi konser gerçekleştirecek. "ECM Konserde" serisi kapsamında ilk olarak Tord Gustavsen Trio, 3-4 Eylül 2007 tarihlerinde İstanbullu müziksevelerle buluşacak.

 

Norveçli genç piyanist - besteci Tord Gustavsen'in 2003 tarihli ilk albümü "Changing Places" caz dünyası ve eleştirmenler tarafından büyük bir heyecanla karşılandı. Geleneksel İskandinav halk müziğini günümüz caz standartları içinde ustalıkla kullanan, gospel ve Karayip ritmleri ile cool cazı ve hatta funk'ı harmanlayan ezgileri ile bu albüm geniş kitlelerce kabul gördü. Gustavsen'in, müziğini "doğaçlamanın dialektik erotizmi" olarak tanımladığı 2005 tarihli "The Ground" albümü ise gospel, pop, flamenko, Barok ve hatta 50'lerin Frank Sinatra standartlarına uzanan çarpıcı ve hüzünlü bir müzikal yolculuk sundu. Üçlü bu albümün lansmanı sırasında iki yıl önce İstanbul'da verdikleri konser ile Türkiye'deki müzikseverlerin de büyük beğenisini kazandı.

 

Tord Gustavsen Trio'nun diğer üyeleri Jarle Vespestad ve Harald Johnsen de, Tord Gustavsen ile çalışmadan önce deneysel projelerden cool caza kadar Norveç'te değişik türde müzikler yapan gruplarla çalıştılar.

 

Tord Gustavsen Trio'nun "The Ground " albümü Norveç Pop müzik listelerine 4 numaradan, 2007'de yayınlanan son albümü "Being There" ise 3 numaradan giriş yaptı.

29/8/2007

Sertab Erener 15.Yıl Konseri

Sertab Erener 15.Yıl Konseri 

 

Tarih : 11 Eylül Salı, 21:30
Yer: Harbiye Açıkhava Tiyatrosu

 

 

SERTAB ERENER'DEN 15. YILA ÖZEL KONSER

 

Türk popunun çıtası en yüksek seslerinden Sertab Erener, Türkiye'de benzeri olmayan müzik kariyerinde bu güne kadar 5 milyona yakın albüm sattı ve sayısız ödül aldı. Eşsiz sesi ve muhteşem sahne performansıyla büyük bir hayran kitlesine sahip olan Erener, 1992 yılında başladığı profesyonel müzik kariyerinde 15. yılını geride bırakıyor. Opera'dan pop'a kadar bir çok müzik türünü kapsayan ses yeteneği ile Jose Carreras ve Ricky Martin gibi dünyaca ünlü sanatçılarla düet yapan Türkiye'nin en çok albüm satan bayan pop sanatçılarından biri olan Erener, kariyerindeki 15. yılını Garanti Bankası sponsorluğunda, Şişli Belediyesi katkılarıyla Harbiye Açıkhava Sahnesi'nde 11 Eylül 2007 Salı akşamı gerçekleştireceği unutulmaz bir konser ile kutlamaya hazırlanıyor.

 

Sahne üzerinde bir çok sürprizin gerçekleşeceği, çok özel bir repertuar ile hayranlarının karşısına çıkacak olan sanatçıya, Sabri Tuluğ Tırpan müzik direktörlüğünde, Senfoni Orkestrası eşliğinde Sezen Aksu, Levent Yüksel, Demir Demirkan, Nil Karaibrahimgil, Fahir Atakoğlu gibi ünlü sanatçılar da eşlik edecek. Murat Uncuoğlu ve Aytekin Kurt'un da konuk olacağı bu büyülü gecenin kayıtlarından oluşacak DVD ise daha sonra piyasalarda olacak.

29/8/2007

Yeni Türkü Konseri ...

Yeni Türkü

Tarih :   28 Eylül Cuma, 22:00 
Yer     :    Bronx / İstanbul
 

29/8/2007

Aphrodite ve Adonis ...

 

APHRODITE (Venüs)

 


Aşk ve güzellik tanrıçası Aphrodite'nin doğuşu iki ayrı kaynakta iki farklı görüşle anlatılmaktadır. Bunlardan erken tarihli olan Homeros'ta Aphrodite Okeanos'un kızı olan Dione ile Zeus'un kızıdır. İkinci efsane ise Hesiodos'ta geçer.Aphrodite burada denizin köpüklü dalgalarından doğmuştur. Aphros yunanca köpük demektir. Gaia, kocası Uranos'un doğan çocuklarını yutması üzerine oğlu Kronos'u kandırarak babasının üreme organını kesmesini sağlamış ve organ kesildikten sonra denize atılmış, ak köpüklerden Aphrodite çıkmıştır. Aphrodite ilk olarak Kıbrıs'a ayak basmıştır. Avrupalı sanatçılar Aphrodite'nin doğuşuyla ilgili olandan ikincisini kullanmayı tercih etmişlerdir. Özellikle Boticelli'nin resimlerinde tanrıça sedef kabuğunun üzerindedir, bir yandan da şafak rüzgarı esmektedir.

 

Çoğalma, hayatın sürmesi ve bereketi simgeleyen ana tanrıça motifi, tanrı ve tanrıçalar arasında en eski olanıdır. Kimi ana tanrıçalar yavaş yavaş güzellik ve sevgi tanrıçası niteliğine bürünmüştür. Aphrodite bunlardan en önemlisidir. Mezopotamya'nın Inanna-Iştar'ı Suriye'de Astarte kılığına bürünmüş Klasik çağa girilirken ana tanrıçalık niteliğini yitirerek güzellik ve aşk tanrıçası yani Aphrodite olarak karşımıza çıkmıştır.

 

Aphrodite, güzellik, sevgi, aşk ve sevişme tanrıçasıdır. Aphrodite'nin doğrudan kendisiyle ilgili efsanesi azdır, ancak pek çok efsane adına rastlanır. Hemen hemen bütün Olympos tanrıları ve ölümlüler kendisine aşıktır. Aphrodite'nin pek çok sevgilisi olmuştur.Aynı zamanda cinsel aşkı da simgeler.Kocalarına ve sevgililerine her zaman sadık değlidir. En ilginç evliliği Zeus'la Hera'nın çirkin oğlu Hephaistos'la olandır.Aphrodite, Hephaistos'a sadık kalmamış onu sürekli aldatmıştır. Savaş tanrısı Ares'le birleşmesinden Phobos (bozgun), Demikos (korku) ve Harmonia (uyum) doğmuştur. Bu üç nitelik Aphrodite'nin kişiliğinin olumsuz  yönlerini, çelişkilerini gözönüne serer.

 

Aphrodite'nin diğer önemli ilişkisi tanrı Hermes'ledir. Aphrodite ile Hermes bazı efsanelere göre de Halikarnassos kentindeki tapınaklarında sevişmişler ve beraberliklerinden her ikisinin adını taşıyan hem kadın, hem de erkek cinsel organlarına sahip  Hermaphrodit doğmuştur. Bazı efsanelerde Eros'da Aphrodite'nin  oğlu olarak gösterilir. Aphrodite'nin diğer sevgilileri, Adonis ve Troya kral soyundan Ankhises'tir.

 

Aphrodite, diğer tanrıçalar gibi zaman zaman çok öfkelenir ve öç alması korkunçtur. Şafak tanrıçası Eos'u sevgilisi Ares'le birlikte olduğu için sonsuza kadar aşık olup, ıstırap çekmekle cezalandırmıştır. Kendisine tapınmayan Lemnoslu kadınlarına öylesine kötü bir koku vermiştir ki eşleri bile yanlarına sokulmamıştır. Üç güzeller yarışmasında, en güzel seçilmesi karşılığında Paris'e verdiği söz, Troya Savaşı'nın çıkmasına yol açmıştır.

 

Aphrodite ağaçlardan mersin, çiçeklerden gül, hayvanlardan kumru ve serçenin koruyusudur.

 

Aphrodite, 2500 yıldır sanatçılar için tükemez bir esin kaynağı olmuştur.Aphrodite heykelleri kadın güzelliğinin ve estetiğin simgesidir.

 


ADONİS

 


Kıbrıs'ın ilk kralı Kinyras ya da Suriye kralı Theias'ın oğludur. Köken ve kaynak olarak güney Akdeniz ve Anadolu efsanelerine bağlıdır. Özellikle Sümer ve Hitit kaynaklarından gelmektedir (Sümer'deki Dumizzi/Temmuz-İnanna/İştar ve Hitit bereket tanrısı Telepinu, Kybele-Attis efsaneleri).

 

Tanrıça Aphrodite'nin lanetine uğrayan kralın kızı Myrrha ya da Smyrna babasına aşık olarak onunla birlikte olmuştur.Bunun farkına varan kral, bu günahı temizlemek için kızını öldürmeye kalkmış, ancak tanrılar araya girerek Myrrha'yı kurtarmak için onu bir mersin ağacına dönüştürmüştür. 10 ay sonra bu ağacın kabuğundan çok güzel bir bebek olan Adonis çıkmıştır. Çocuğa aşık olan Aphrodite onu gözlerden uzak tutmak için Persephone'a emanet etmiş ancak Persephone'da Aronis'e aşık olarak onu geriye vermemiştir. Bunun üzerine araya giren Zeus, Adonis'in yılın dört ayını Persephone, dört ayını Aphrodit, geriye kalan zamanı da gönlünce geçirmesine karar vermiştir. Adonis'de kalan zamanını Aprodite'Ye ayırmıştır. Kıskançılğa kapılan Ares ya da Artemis, Adonis'in üstüne bir yaban domuzu salmış ve domuzun boynuzuyla yaralanan Adonis bir süre sonra ölmüştür. Kanından baharçiçekleri bitmiştir. Adonis'in yardımına koşan Aphrodite'den, ayağına batan diken nedeniyle akan kan tanrıçanın çiçeği olan beyaz gülü kırmızıya boyamıştır.

 

Kışın yeraltında yaşayan baharla birlikte yeryüzüne çıkan Adonis, toprağın ve bitkilerin yeniden canlanışını simgeler.Adonistörenleri yazın en sıcak zamanında yapılır. Ölü Adonis'i temsil eden küçük bir tahta heykel etrafına kadınlar saksılar içinde solmuş çiçekler dizerler ve ağıt yakarlar.

Kategorilerim

Arkadaşlarım

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı